Yükleniyor...

Tarihçemiz

Şekerci Ali Galip Efendi, 1860 yılında İnkayalı Kasap Hacı Süleyman Efendi ile Samiye Hanım’ın ikinci çocuğu olarak Bursa’da dünyaya gelmiştir.

1884 yılında İzmir’e gelen Ali Galip Efendi, o dönemde Rum ve Ermeni ustaların tekelinde bulunan şekercilik sanatı ve ticaretiyle ilgilenmeye başlar. Başta Fransız, İtalyan, Rum ve Ermeni olmak üzere birlikte çalıştığı birçok ustadan edindiği 17 yıllık tecrübeyle 1901 yılında İzmir’in kalbi Kemeraltı’nda İzmirliler’e yüzyılı aşkın süre aralıksız hizmet verecek olan “Şekerci Ali Galip”in temellerini atar.

Büyük bir cesaret göstererek dönemin en ünlü şekercisi “Çatal Sakal” lakaplı bir Rum ustanın karşısına açtığı dükkânda amansız bir rekabete giren Ali Galip Efendi, lezzetli ürünleriyle kısa sürede ön plana çıkar ve ününü tüm İzmir’e yaymayı başarır.

İş alanının genişlemesi ve üretim kapasitesinin artmasıyla Ali Galip Efendi 1920’li yıllarda üçüncü kuşaktan yeğeni Mehmet’i de yanına aldı. Pastacılık ve perakende satış amacıyla yeni şubeler açıldı. Ali Galip Efendi tüm tecrübe ve ustalığını yeğeni Mehmet’le de paylaşarak O’nun gelişmesinde büyük rol oynadı.

Ali Galip Efendi’nin şekercilik mesleğini öğrenmek için neler yaptığına dair nesilden nesile bir hikâye anlatılır. Aktarılanlara göre, Ermeni ve Rum ustalar badem kurabiyesinin tarifini Ali Galip Efendi’den saklar ve nasıl hazırladıklarını asla göstermez. Ali Galip Efendi de öğrenmenin çeşitli yollarını dener, ancak başarılı olamaz. En onunda üretimhanenin tavanına, tezganı görecek şekilde bir delik açar ve badem kurabiyelerinin nasıl yapıldığını delikten izleyerek öğrenir.

Sektördeki yeniliklerin takip edilmesine büyük önem veren Ali Galip Efendi, gerek yurt içinde gerekse de yurt dışındaki fuarlara katılmaya büyük özen göstermiştir. Katıldığı uluslararası fuarlardan pek çok ödül alarak Şekerci Ali Galip adını hem ülkemizde hem de dünyanın pek çok ülkesinde tanıtır.

Şekerci Ali Galip’in yeni şubeleri açılır, pastacalık alanında günden güne adı daha çok duyulur hale gelir. Ali Galip Efendi hem iş alanının genişlemesi ve hem de üretim kapasitesinin artmasıyla birlikte, 1920’lerin başında, kendisine yardımcı olması için üçüncü kuşaktan yeğeni Mehmet’i yanına alır. Tüm tecrübe ve ustalığını yeğeni Mehmet’le de paylaşarak onun gelişmesine ve ustalaşmasına katkı sağlar.

1922 yılında Çatal Sakal’ın İzmir’i terk etmesiyle Ali Galip Efendi rakipsiz kalır. Öte yandan zaman içerisinde kendini sürekli geliştirerek ürün çeşidi ve kalitesine yaptığı yatırımlarla bu fırsatı iyi değerlendirmeyi başarır. Günümüzde bile hala aynı geleneksel yöntemlerle ve titizlikle üretilen birçok tatlı ve şekerlemeyi İzmirliler’in vazgeçilmezi haline getirmiştir.

Büyük dayısı Ali Galip Efendi ile birlikte 1934 yılında “Irmak” soyadını alan Mehmet Irmak, Şekerci Ali Galip’e sağladığı katkılarla firmayı sırtlayan ikinci isim olmuştur.

Mehmet Irmak, 1938 yılında İzmir Enternasyonel Fuarı’na katılarak, tamamen şekerden imal ettiği İzmir’in sembolü Saat Kulesi’ni Şekerci Ali Galip standında sergileyerek büyük beğeni kazanmış ve “Şekercibaşı” unvanını almıştır.

1946 yılında şekerciliğin duayeni Ali Galip Irmak’ın vefatıyla firma yönetimini ele alan Şekercibaşı Mehmet Irmak, sayılarını arttırdığı şubelerde perakende satışı başarıyla sürdürmüştür.

Talebin artmasıyla üretim kapasitesini arttırmayı hedefleyen Mehmet Irmak 1975 yılında Gaziemir’deki üretim tesislerinin temelini atar. 16 bin 500 m²’lik geniş bir arazi içerisine kurulu 5 bin 500 m² kapalı alana sahip fabrika, İzmir’in ilk kapsamlı ve modern çikolata fabrikası olma özelliğini taşımaktadır.

Lokum, şeker, çikolata, helva, baklava, yaş pasta, ezme, dondurma, kuru pasta, cezerye, badem şekeri, reçel, draje, kestane şekeri, pişmaniye, acıbadem kurabiyesi ve akide şekeri başta olmak üzere birçok ürün grubunda lider olan Şekerci Ali Galip, Türkiye geneline yayılan satışlarının yanı sıra, 1980’de Düsseldorf’ta bir şube açarak ününü yurtdışına taşımayı başarmıştır.

27 Mayıs 1984 tarihinde, Şekerci Ali Galip’i Türkiye çapında bir firma yapan ve adını yurt dışına duyuran Şekercibaşı Mehmet Irmak’ın vefatıyla görevi devralan evlatları, güncel teknolojik gelişmelere ayak uydurarak kaliteli ürün yelpazesini genişletmişlerdir.

Türkiye’nin en eski müesseselerinden biri olan Şekerci Ali Galip, bugün halen aynı ailenin beşinci kuşak üyelerinin yönetiminde 120 yılı aşkın süredir Türk şekerciliğini ve lokumunu en iyi şekilde temsil etmeyi gurula sürdürmektedir.

İşini ticari bir işletmeden çok kültürel bir miras olarak gören Şekerci Ali Galip, Şekercibaşı Mehmet Irmak’ın “Çocuklarınıza yedirmeyeceğiniz ürünü asla satmayacaksınız” öğüdünü hammadde tedariğinden tezgaha konan son mamüle kadar üretiminin her aşamasında titizlikle tutmaktadır.

İzmir’le ve İzmiriler’le özdeşleşen firma asırlık reçeteleriyle halen 1901 yılındaki lezzet ve doğallığını korumayı başarmıştır.

“1901 yılından bugüne değin bize güç veren tercihleriniz için teşekkür ederiz.”

Yukarı